Kilo problemi yaşayan bireylerde pankreas salgı hormonu olan insülinin düzensiz salgılanmasına bağlı olarak veya dönemsel olarak kendimizi mutsuz hissettiğimiz dönemlerde mutluluk hormonu olan serotoninin salgılanmasını desteklemek adına karbonhidrat (şeker) içeriği zengin besinlerden beslenmiş olabilirsiniz. Diyet dönemine girdiğinizde vücudunuz sizden bu karbonhidrat yani şekerli besinlerin devamını isteyebilir ve bu diyet yapmanıza engel olabilir.
Bu durumda beslenme sisteminizde önemli değişiklikler yapmanız gerekir. Glisemik indeksi düşük besinler tüketmeli, uzun süre aç kalmamalı ve açlığınızı sağlıklı atıştırmalıklar ile bastırmaya öğrenmelisiniz.
Bu süreci tek başınıza geçirmek sizi yorabilir ve doğru tercihleri bulmakta zorlanabilirsiniz.
Bu sebeple konusunda uzman bir diyetisyenden yardım alıp, bu yolda büyük bir kararlılık gösterip, diyet yapma isteğinizin üzerine gidin. Diyetisyeniniz sizin için en uygun olan programı planlayıp doğru bir yol arkadaşınız olacaktır.
Günümüzde göbek bölgesi yağlanması gerek erkeklerde gerek kadınlarda çok sık görülen bir sorun haline geldi. Bölgesel zayıflama diye bir gerçek var evet. Unutmayın ki düzenli beslenme, günlük su miktarının tamamlanması ve fiziksel aktivite düzeyinize göre bu durum sağlanabilmektedir.
Yapmanız gereken tek şey her gün düzenli olarak sağlıklı beslenmek ve içtiğiniz suya dikkat etmek!
Kabızlık günlük almanız gereken lif miktarının sık şekilde tamamlanmadığı dönemlerin sonunda karşımıza çıkan bir bağırsak problemidir. Bunun için günlük olarak besinlerle almamız gereken 25 gr lif miktarına dikkat etmeniz gerekir. Bunu sağladığınız halde kabızlık sorunu yaşıyor iseniz doktorunuzla görüşüp altta yatan tıbbi bir sorun olup olmadığını öğrenmek en doğru olandır. Doktorunuz gerekli ileri tetkikler sonrası sizi değerlendirecek ve soruna yönelik tedavi uygulayacaktır.
Eğer günlük tükettiğiniz su miktarına dikkat ediyorsanız ve doktor görüşmenizi yapmanıza rağmen sorun çözülemiyor ise belki de altında yatan sorun psikolojik stresinizdir.
Stres bağırsakların en büyük düşmanıdır.
Sizler stresinizi yönetebildiğiniz taktirde, bizler bağırsak sağlığınız için uygulayacağımız özel beslenme kürleri ve tedavileri ile süreci daha rahat geçirmenize yardımcı olacağız.
Yapılan çalışmalar gösteriyor ki diyet yapan sağlıklı bireylerde kafein tüketimi hücre içi oksitatif stresi azaltarak kilo verme döneminde bireylere yardımcı olmaktadır. Diyet döneminde günde maksimum içeceğiniz 2 fincan şekersiz kahve kilo vermenize engel olmadığı gibi sağlığınıza da herhangi bir zararı olmayacaktır.
Diyet yapan bireylerde en çok dinlediğimiz, karşılaştığımız sorun tatlı isteklerinin fazla olduğu; genelde de buna yenilerek kaçamak yaptıkları ve tercih ettikleri besinlerinde şeker içeriği zengin alternatifler oluyor.
İşte bu noktada görüyoruz ki çok sık tüketilen şeker içeriği zengin besinler vücutta bir nevi bağımlılık etkisi oluşturuyor ve devamlı bu tür besinleri yemek istiyorsunuz. Bu duruma neden olan metabolizmaya baktığımızda kan şekerini hızla yükseltip hızla düşürün bu tür besinler ileri dönemlerde insülin direnci ve diyabet hastalığına davetiye çıkarıyor. Bu riskin oluşmaması ve tatlıya karşı hassasiyetin azaltılması adına beyaz undan yapılmış her şeyin diyette minimalize edilmesi en sağlıklı adım oluyor. Tam tahıllı ürünlerden gerek ekmek, kurabiye, kek gerekse tahıllı makarna tercihleri diyet döneminde dahi olsanız sağlıklı atıştırmalıklar olarak ara ve ana öğünlerde tercih edilebilir.
Yapılan çalışmalara baktığımızda göbek bölgesi yağlanması sorunu olan bireylerin sabah aç karına veya gün içinde ana öğün öncesi aç karına spor yapmaları göbek bölgesi yağlanmasının erimesinde daha fazla destek olmaktadır.
Genellikle bizim önerdiğimiz ve tercih ettiğimiz ise; uygulanan egzersiz tipine göre değişmektedir. Büyük kas grupları için yapılacak olan egzersizler spor öncesi öğün planı gerektirmekteyken; küçük kas grubu çalışmalarında ise sistem daha farklı olabilmekte ve karın açlığı daha faydalı olabilmektedir.
Danışanlarımız bize ilk başvurularında aldığımız bir anamnez formu ve son 6 ay içerisinde yapılmış doktor tarafından değerlendirilmiş bir kan tetkiki ile kişilerin vücut analizlerini çıkarıyoruz.
Bu değerlendirmelerin sonucunda bireyler için uygun olan beslenme programlarını oluşturuluyoruz.
Her hasta grubu için şart olmayan ara öğün planı, kan değerlerindeki dengesizliklere bağlı olarak bazı hasta gruplarında da gerekli olabilmektedir.
Bu sorunun cevabında sizin bir beslenme uzmanı tarafından değerlendirilmeniz beslenme örüntünüz ve metabolik değerlerinizin durumda göre karar verilmesi en doğru tercih olacaktır.
Diyettesiniz ve en sevdiğiniz besinlere karşı yenik düştünüz ya da yememeniz gereken menüyü tercih ettiniz… Bu çok olası bir durum, sakin olun ve derin bir nefes alın 😉
Unutmayın ki hayat diyetten ibaret değildir ki olmamalıdır da.
Tatile çıkıp en sevdiğiniz menüler ile yorgunluk atabilmeli, bayramlarda yapılan o şahane baklavaların tadına bakabilmeli veya yeni yılı şahane bir sofra ile karşılayabilmelisiniz:) Buraya kadar her şey normal.
Gelelim yapmanız gerekene,
Kaç gün bozduysanız o kadar gün arınma yapmalısınız. Aldığımız vücut analiz sonucuna göre vücuttaki yağlanma ve ödem miktarına göre özel hazırlanan programlar ile o dönemde aldığınız kadarını verdiğiniz ve kaldığınız yerden hızla devam ettiğiniz kısa bir dönem oluyor.
Detoks programları arınma programları olduğundan vücudun genel sağlık durumuna ve vücutta ki toksin durumuna göre karar verilmelidir. Genellikle mevsim geçiş dönemleri ile vücudumuzun ödem tutması ve toksin oluşmasından kaynaklı detoks programları uygulanabilmektedir. Bu programlar çok sık bir şekilde tekrar edildiğinde ne yazık ki metabolizmada kalıcı hasarlara yol açabilmekte, vücut metabolik hızını düşürmeye sebep olabilmektedir.
İdeal vücut ağırlığınıza kavuştuğunuzda kilonuzu en az 6 ay ile 2 sene aralığında kalmanızı sağlayan vücudunuzun alması gereken kadar karbonhidrat, protein ve yağ asidi dengesi ile hazırlanmış bir programdır. Diyet biraz esnetilerek haftalık görüşmeler aylık görüşmelere çıkarılarak takip edilmeye devam edilir.
Beslenme şeklinize ve besin tercihlerinize göre hazırlanmış olan, alternatif menü içeriği zengin olan kilo koruma programının amacı; çok sık bir şekilde kilo alıp vermenizin önüne geçerek vermiş olduğunuz kilonuzu koruyarak uzun süre ideal ağırlığınızda kalmayı hedeflemektir. Yapılan araştırmalar zayıflama diyeti uygulayan bireylerin dörtte birinden fazlasının 1 yıl içerisinde kaybettiği kilolara ulaştığı gözlenmiştir. Kilo koruma programları önemsenmeli asla boşlanmamalıdır. Bireylerin diyetisyenleri ile iletişimlerini koparmamaları kaybettikleri kiloları korumalarında yardımcıdır.
Genellikle cinsiyete göre değişkenlik gösteren bu durum kişilerin başlangıç kilosuna, geçmişte diyet yapma durumlarına, genel sağlık durumlarına, fiziksel aktivite düzeylerine ve stres faktörüne göre değişkenlik göstermektedir.
Kadınlarda ayda 3 ile 5 kilo aralığında olan bu durum, Erkeklerde ayda 4 ile 6 kg aralığında değişkenlik gösterir ve ayada verilmesi gereken İdeal referans aralığını oluşturur.
Bu ürünlerden bazıları tarım ve köy işleri bakanlığının izniyle yurtdışından getirilmiştir. Ancak çoğunda zayıflamayı nasıl gerçekleştirdiğine ilişkin bilgiler yetersizdir. Zayıflama amacıyla kullanılacak ürünlerde sağlık bakanlığının onayı gerekmektedir. Zayıflama adı atında satılan bu tür ürünler ne yazık ki bir çok yan etkiye sebep olabilmketedir. Beslenmemizdeki öğelerle olumsuz etkileşimde olabilir, alerjimiz olabilir, toksik etkisine maruz kalabiliriz. Bu sebeple tercih edeceğiniz bitki çayının onaylarına ve içeriğine çok dikkat etmekte fayda var.
Düşük kalorili diyetler kişiyi aç kalmasına sebep olarak, vücudu az olanla yetinmeye yöneltir. Bu tarz diyetlerde vücudun az olan besinlerle çalışmasını devam ettirmek için metabolizma hızını yavaşlatır. Kişi daha sonra normal beslenmesine döndüğünde yediği şeyleri yakmada metabolizma hızı yetersiz kaldığından kaybedilen kiloların hızlı bir biçimde kazanılmasına neden olur. Bununla birlikte çok düşük kalorili diyetler bireyi uzun dönemde vitamin ve mineral yetersizlikleri ile karşı karşıya bırakır. Düşük kalorili diyetler hastanede gözetim altında kısa sürelerde uygulanabilir. Onun dışında kişilerin kendi başına ve sık şekilde uygulanması yarardan çok zarar getirmektedir.
ideal kilo uluslararası standartlarca verilen formüllerle hesaplanmaktadır. Yaşına uygun olması gereken ideal beden kütle indeksi değerini boyunun karesi ile çarparak hesaplanmaktadır. Bu ideal kilo kişinin vücut fonksiyonlarını gerçekleştirmesi için en ideal durumda olduğu değerdir. İlerleyen yaşla birlikte bu değer de artacaktır.
| 19-24 yaş aralığında olan bireyler için | ideal BKI değeri 21 |
| 25-34 yaş aralığında olan bireyler için | ideal BKI değeri 22 |
| 35-44 yaş aralığında olan bireyler için | ideal BKI değeri 23 |
| 45-54 yaş aralığında olan bireyler için | ideal BKI değeri 24 |
| 55-64 yaş aralığında olan bireyler için | ideal BKI değeri 25 |
| 65< yaş üstü olan bireyler için | ideal BKI değeri 26’dır. |
| Yaş aralığında olduğunuz ideal BKI değeri ile boyunuzun karesini çarparak ideal kilonuza ulaşabilirsiniz. | |
Çok ve az uyumak yapılan çalışmalarca kanıtlanmıştır. 5 saatten az ve 8 saatten fazla uyuyan kişilerde kilo alımı daha fazladır. Az uyunduğunda açlık süresi hayliyle besin tüketimi gerçekleştirmektedir. Çok uyumakta metabolizmanın uzun bir süre yavaş seyretmesi demektir. Dengeli ve yeterli bir biçimde uyumaya özen göstermeliyiz.
Diyet ürün yani light ürün demek türk gıda kodeksine göre toplam enerjisi en az % 25 azaltılmış ürünlerdir. Şekeri ve yağı azaltılarak lif yani posa içeriği arttırılmış ürünlerdir. Diyabetik ürünler ise şeker içeriğinin yerine tatlandırıcı (aspartam, sorbitol, sükraloz vb.) kullanarak elde edilen üründür. Kullanım amacı kan şekerini yükseltmemektir. Diyet yapanlar diyabetik ürün kullanmamalıdır. Diyabetik üründe sadece şeker içeriğinin yerine tatlandırıcı kullanılır. Kaybedilen tat ve aromayı sağlamak için daha fazla yağ kullanılabilmektedir.
Diyabetik ürün tüketildiğinde normal bir çikolatadan alınan yağdan daha fazla yağ alınmasına neden olur. Böylece sadece şekersiz çikolata tüketilmiş olmaktadır. Yani diyabetik ürünler kalorisi azaltılmış ürünler değildir. Aynı şekilde diyabetik bireyler diyet ürünlerini tüketmemelidirler.
